Üzüme balın, zeytine yağın düştüğü gün

Muzaffer Tunçağ

SF- Urla

Bu yıl geleneksel 14 Ağustos Urla- Bağbozumu kutlamalarına katılım çok canlı oldu. Her şeyden önce toplantı mekanı buram buram tarih kokuyordu: Malgaca Çar-
şısı.Demircili ve Kuşçular köylülerinin, Urla’nın verimli topraklarında ürün yetiştirenlerin katılımı yoğundu. Çarşının dört bir tara fında, Ege mutfağına tad veren sebzeler, mey-
veler resmi-geçit yaptı. Neler vardı neler: Kabak çiçeği, pembe “tomat”, acur, börülce, koruk, bamya, bardacık, yerli kavun, Urla katmeri, sakızlı ceviz keşkülü… Adlarını anın-
ca bile insanın ağzı sulanıyor.
Urlalı, 14 Ağustos Bağbozumu Günü’nü “üzüme bal, zeytine yağ” düştüğü gün olarak tanımlıyor.
Bu yılın özgün gelişmesi, “Urla/Slow Food” hareketi gönüllülerinin de katılımı oldu. “Slow Food”, dünyayı kasıp kavuran, insanla-
rın tad alma merkezlerini tahrip eden “fast- food” karşıtı bir hareket olarak İtalya’da ortaya çıktı. Diğer bir deyişle “haldur huldur” yemek yerine, “keyifli” yemek. İşte bütün mesele burada!
“Slowfood” manifestosunda şöyle deniyor: “Çağımızda insanların, yediklerinin ne olduğuna, nereden geldiğine, tadının nasıl olduğuna ilgileri azalmakta, geleneksel yiye
cek kültürü yok olmakta, yiyecek konusundaki seçimlerimizin dünyayı nasıl etkilediği unutulmaktadır.”
Manifesto sorumlulukları da anımsatıyor: “Her bireyin yemekten keyif alma hakkı olduğu gibi, bu keyfi sağlayan çevresel, geleneksel ve kültürel mirası koruma sorumluluğu
da vardır.”
“Slow Food” iyi, temiz ve adil gıda
demektir: Yediklerimizin tadının iyi olası,
çevreye ve sağlığa zarar vermeden temiz bir
şekilde üretilmesi, üreticinin de emeğinin kar-
şılığını adil bir şekilde almasını savunur.
“Slow Food” günümüzde 132 ülkede faali-
yet gösteren, 100.000’den fazla üyeye sahip;
“fast food” ve hızlı yaşamı, insanların yedikle-
rine karşı gittikçe azalan ilgisini ve kaybolan
yerel yiyecekleri, yiyeceklerimizin nereden
geldiği, nasıl tadıldığı ve yemek tercihlerimizin
dünyayı nasıl etkilediğini sorgulayan, kâr
amacı gütmeyen, uluslararası bir örgüt.
Türkiye’de de 13 il ve ilçede 500’e yakın
üyesi bulunmaktadır. En son olarak geçen yıl
Urla’da da kuruldu. Kurucular arasında,
lokanta ve fırın sahipleri, zeytin, peynir, şarap
üreticileri bulunuyor.
“Slow Food” Hareketi’nin amaçlarını şöyle
toparlayabiliriz:
Doğayı ve biyolojik çeşitliliği korumak,
Hayatın ritmiyle uyumlu olmak,
Kültürel mirası korumak,
Geleneksel bilgiyi dikkate almak,
Yerel üreticiye destek olmak,
Yiyeceği tanımak ve nasıl üretildiğini bil-
mek,
Emekçi köylülerin ürettiği eşsiz ürünlere
ulaşmak,
Lezzet eğitimlerini yaygınlaştırmak,
Keyifli yemek ile şenliğe dönüşen sofralara
buyurun…



Slow Food’un Felsefesi - Misyonu